Fotoğraf: Bafa Gölü (XXI. Latmos Koşuğu görünüsü) / Ö. Özdil

29 Eylül 2012 Cumartesi

Şiirsel Çeşitlemeler 379




yine bulutlara döndüm
ele geçmez ezgilerle geçen
düş kervanlarına katıldım

o suçsuz yanımızı gördüm
bir ele geçmezliğin içinde
belli belirsiz her birimizin...

                                                  Ö. Özdil / 20 Eyl. 05 / Kartal

Uzay Koşukları XXIII




      tekneler şarap taşıdı
      kadırgalar kan döktü - yıldızlı gecede
      kimse boş durmadı - falcılar da çalıştı


                                                 Ö. Özdil / 6.VIII.10





28 Eylül 2012 Cuma

Şiirsel Çeşitlemeler 15



baş döndüren bir dönüşümle
savruluyoruz dönemeçlerde yoldan dışarı!

daha düz yapalım yolları
budayalım ormanları - dağları - yaşamları...


Ö. Özdil / 25 Mart 03

27 Eylül 2012 Perşembe

Uzay Koşukları 22



yanaduruyor güneş
açlık dağının ardında! 

kuyumculuk yapan aşçılar da var 
bu yanık uyduda...

                            Ö. Özdil / 27.VII.10



Şiirsel Çeşitlemeler 12



us:
parçalanmış parçası doğanın

bir yapboz oyunu yazgımız
bütünlemek için parçaları


                                                 Ö. Özdil / 25 Mart 03

26 Eylül 2012 Çarşamba

Anlatı 5



Uzun bir yol boyunca dinginlik içinde arabayı süren bacanak ansızın bağırdı: 
Hektor!  Hektor!  Hektor!...

Bacanak öc almak için Truva kapısında dikilen Aşil’e dönüşüvermişti ansızın.  Anlaşılan “Troy” adlı bir filmin bir sahnesini canlandırıyordu kendi kendine.  Yine de şaşkınlık içindeydim.  Üstelik karayolunun üzerinde,  elinde kılıcıyla bizi bekleyen Hektor’u görür gibi olmuştum bir an için korkuyla...  Sonra içimizde patlayan gerilimleri; bizi bir anda Aşil ya da Hektor kimliğine sokan o yıllarca süren gündelik savaşımları...  Neyse ki bacanak Hektor’a seslenmekle yetinip dinginleşti.   Söz konusu filmden de hiç söz etmedik.  Esenlikle vardık evlerimize.


                                                 Ö. Özdil / 25. Eylül. 12 / (Bir yolculuk anısı üstüne.)

25 Eylül 2012 Salı

Şiirsel Çeşitlemeler 11



barış isteği Aristophanes’den de eski
kana bulanmış yalanlar da öyle

sonunda:  yendik açlığı
ulaştık kafa tokluğuna...

                                             Ö. Özdil / 25 Mart 03

24 Eylül 2012 Pazartesi

Uzay koşukları XXI



             üzümü şarap yapan istek
taşı tarla yapan bir güçle yürüdü
karanlığa... 

                                                       Ö.Özdil / 25.VII.10




23 Eylül 2012 Pazar

Şiirsel Çeşitlemeler 3



us çıkarırsa
usu yoldan
yürek ne’yler?

                                                   Ö. Özdil / 24 Mart 03

22 Eylül 2012 Cumartesi

Uzay Koşukları XX




külü eşeleyince
çölü sürünce
onuldu bu gönül

                       Ö. Özdil / 22.VII.10




20 Eylül 2012 Perşembe

Uzay Koşukları XIX



   yıldızlar
   ardında kaldı ansızın
   arkadaş!
   yüreğimde kaldı ışığın…


                                  Ö. Özdil / 19.VII.10 / (Mehmet Faruk Kurt’a)



17 Eylül 2012 Pazartesi

Uzay Koşukları XVIII



kör edici bir güneşin altında
yürüyor yürüyordu Oidipus...

bir başka yakıcı güneş
yol boyu içindeydi onun...



Ö. Özdil / 15.VII.10 / (P. P. Pasolini’nin Oedipus Rex’i üstüne)



15 Eylül 2012 Cumartesi

Uzay Koşukları XVII



yıldızları
ki boşluğun acısıyla yanarlar
gecenin serinliğine Babilliler serpiştirdi

lir çalabilsinler diye
birbirlerinin yüzüne bakarak
sabaha kadar...

Ö. Özdil / 13.VII.10




13 Eylül 2012 Perşembe

Şiirsel Çeşitlemeler 1



dere kurumuş - us su arar
her yan çöl  -  yürek yanar

gece kimden yanadır?
şu ışık... bir ılgım olmasın

Ö. Özdil / 23 Mart 03



Şiirsel Çeşitlemeler 250



bir ilkyaz günü
düşebilmek bozkıra
bir damlası olup yağmurun...


                                          Ö. Özdil / 5 Haziran 04 / Kartal

12 Eylül 2012 Çarşamba

Uzay Koşukları XVI



Akdeniz’den bakınca
yörenin en büyük turunç bahçesidir
uzay...

                                                     Ö. Özdil / 12.VI.10


11 Eylül 2012 Salı

Şiirsel Çeşitlemeler 484



usunu arıyordu yitirenler gölgesinde tapınakların
sancılanıyordu ülke kutsal ölümlere durmaksızın
uçuyordu güvercin - gölgesinde kulenin...

                                                                           Ö. Özdil / 11. Eyl. 12

10 Eylül 2012 Pazartesi

Latmos Koşukları XXIV




oğanlar alanında
Yağmur - Hava - Dağ
kutsadılar
eski zamanları gezen uçarı gezgini
açtılar gizini Latmos'un
üç kardeşi gibi
özdeğin


Ö. Özdil / 22 Ekim 06 / Kapıkırı


9 Eylül 2012 Pazar

Latmos Koşukları XXIII




taşın taşa benzemediği yerde
yoksun kaldım tekdüzelikten
varsıllaştım...



Ö. Özdil / 22 Ekim 06 / Kapıkırı


8 Eylül 2012 Cumartesi

Latmos Koşukları XXII



                                   Latmos'ta
nereye gideceğini bilemez gezgin...

altüst olur benliği
sığınmak ister
bir taşın kovuğuna


Ö. Özdil  / 22 Ekim 06 / Kapıkırı


7 Eylül 2012 Cuma

Latmos Koşukları XXI




Latmos...
en gizemlisi somut şiirin
gezinerek okunan
sessizce...


Ö. Özdil  / 22 Ekim 06 / Kapıkırı


5 Eylül 2012 Çarşamba

Latmos Koşukları XX




mermer yüklenirdi gemilere
deniz yolu açıktı tapınaklara
şimdi bir pas lekesi  kayada
halatı yitik - kolu kırık - eski çapaların


Ö. Özdil  / 22 Ekim 06 / Kapıkırı


3 Eylül 2012 Pazartesi

Latmos Koşukları XIV



kendine benzer  izi yılanın
kendime benzedim Latmos'ta ben
gezindim kayalıklarda...


Ö. Özdil / 22 Ekim 06 / Kapıkırı

2 Eylül 2012 Pazar

Latmos koşukları XIX



az ötedeydi eski kent
eski evine taşıdılar ölüyü

Latmos'ta kayalar
yaşamda konut - ölümde konut


Ö. Özdil / 22 Ekim 06 / Kapıkırı