Fotoğraf: Bafa Gölü (XXI. Latmos Koşuğu görünüsü) / Ö. Özdil

24 Aralık 2018 Pazartesi

Şiirsel Çeşitlemeler 505



kaçıyorum ama
gürültünün ruhu
çoktan kurulmuş
ormanın kuytusuna

bir keşiş mi olmalı
çıkmak için dağa
vadi daha da dar
indikçe kuru yatağa

bir sıkıntı çöküyor
gölün durgun suyuna
hiç durmadan batıyor
bir güneş ki daha doğmamış


ö.ö.
24.12.18
Alanya

4 Eylül 2018 Salı

Şiirsel Çeşitlemeler 504 / 03.IX.2018





kıyı
görkemli bir arp
keyfine dokunulmaz denizin elinde
yumuşak dalgalar dokunurken tellerine

çakıl taşları hep dinler
"bekle" diyen arpın arpejlerini
kucaklayıp evine götürecek biri
kim bilir hangisini...


22 Ağustos 2018 Çarşamba

Anlatı 9 / 22.08.2018


Şiirden Kaçan Adam

Dümdüz bir asfaltın üstünde yürüdü adam.  Ardına sağına soluna bakmadan.  Doğuya yürüdü - günbatımıyla karşılaşmamak için. Başını hiç kaldırmadı yukarı -  yıldızlarla karşılaşmamak için.  Yol incelerek yitiyordu görüngüde.  Yalnızca asfalt yolun somut gerçekliği ile yüzleşmek istiyordu.  Belirsiz bir yerden üçgen sesine benzer bir ses duyuldu.  Ses eriyen bir kar kristali gibi sönümlendi havada.  Bir çay bardağı düşüp kırıldı uzak bir söyleşiden.  Bir gece kuşu kanat çırptı yolun üstündeki toza.  Bir ülke belli belirsiz kayıyordu yolun altından. Mıcır döküntüleri birikiyordu asfaltın çukurlarına...

Ağarınca yolun bozuk ucu batıya döndü gerisingeri - görmemek için doğan güneşi.  Upuzun gölgesi önde gidiyordu kısalarak.  Güneş yetişti ona bir kavşakta.  Gölgesiz kalakalmıştı tabelasız bir dörtyolda.  Nereye varacağı belirsiz birer soyut şiir gibiydi yolların her biri.  Yürüdükçe okumak zorunda kalıyordu yerdeki izleri - ezilmiş - yola yapışmış kalıntıları.  Oidipus'u anımsayınca kör etmek istedi gözlerini.  Sirenlere direnen Odiseus'u anımsayınca durdu. Bir kahve kokusu geldi belleğine.  Tam tepedeydi güneş...

ö.ö.